Moda tarihinde bazı isimler sade zarafetle, bazıları ise cesur hayal gücüyle hatırlanır. Elsa Schiaparelli ikinci gruptandır. İtalyan aristokrat bir ailede doğup Paris’te kendi haute couture evini kuran Schiaparelli, 1930’larda sürrealizmle giyimi bir araya getirdi; “shocking pink”i imza rengine dönüştürdü ve Dalí ile Cocteau gibi sanatçılarla iş birliği yaptı. Bu yazıda Elsa Schiaparelli’nin hayatını, tasarım dilini ve moda dünyasına bıraktığı mirası ele alıyoruz.

Elsa Schiaparelli Kimdir?

Elsa Luisa Giovanna Maria Schiaparelli, 10 Eylül 1890’da Roma’da, Palazzo Corsini’de doğdu. Babası Celestino Schiaparelli, Sanskritçe ve Orta Çağ el yazmaları üzerine uzmanlaşmış bir bilgin ve Sapienza Üniversitesi’nde dekanlık yapmış bir akademisyendi. Amcası Giovanni Schiaparelli ise Mars’taki “canali” (kanallar) gözlemleriyle tanınan ünlü bir astronomdu. Bu kültürel ve entelektüel ortam, genç Elsa’nın hayal gücünü erken yaşta besledi.

Felsefe eğitimi alan Schiaparelli, ailesinin dayattığı düzenli hayattan uzaklaşmak istedi. Londra’ya gitti; burada Wilhelm de Kerlor ile tanışıp 1914’te evlendi. Çift New York’a yerleşti; 1920’de kızları Maria Luisa Yvonne Radha (“Gogo”) doğdu. Evlilik kısa sürdü; Schiaparelli 1922’de Fransa’ya döndü ve 1924’te boşandı. Paris’te sanat çevreleriyle kurduğu bağlar, ileride moda kariyerinin omurgasını oluşturacaktı.

Paris’te Moda Evi: Örgüden Place Vendôme’a

Schiaparelli’nin tasarım yolculuğunda ilk cesaretlendiren isimlerden biri, korsesiz ve hareket özgürlüğü sunan giysileriyle bilinen Paul Poiret oldu. Teknik kalıp eğitimi almayan Schiaparelli, kumaşı doğrudan beden üzerinde drapeler; ilhamını anlık sezgiden ve sanat dünyasından alırdı.

1927’de rue de l’Université’de küçük bir atölye açtı. İlk koleksiyonları el örgüsü kazaklara dayanıyordu. Asıl sıçrama, kumaşa işlenmiş yaka ve fiyonk illüzyonu veren trompe-l’œil (göz yanıltıcı) kazakla geldi; Amerikalı bir alıcının ilgisi kariyerini hızla büyüttü. “Pour le Sport” çizgisi mayo, kayak kıyafeti ve keten elbiselerle genişledi; 1931’de akşam giysileri de koleksiyonlara eklendi.

1935’te işler Place Vendôme 21 numaradaki ünlü Louise Chéruit salonuna taşındı; “Schiap Shop” adıyla anılan bu adres, dönemin en dikkat çeken couture noktalarından biri haline geldi. 1930’ların ortasında yüzlerce çalışanı olan ev, yılda binlerce parça üretiyordu.

Sürrealizm, Dalí ve Unutulmaz Tasarımlar

Schiaparelli’yi çağdaşlarından ayıran şey, giysiyi yalnızca bir kalıp sorunu olarak değil, düşsel bir sahne olarak görmesiydi. Jean Cocteau ile 1937 sonbahar koleksiyonunda iş birliği yaptı; Lesage nakış atölyesinde işlenen ceket ve paltolarda profil siluetleri ve figür motifleri yer aldı.

En bilinen ortaklığı ise Salvador Dalí ile oldu. Birlikte anılan parçalar arasında şunlar öne çıkar:

  • Istakoz elbise (Lobster dress, 1937): Beyaz ipek organze üzerine kırmızı ıstakoz baskısı; Wallis Simpson’ın Cecil Beaton fotoğraflarında giydiği ikonik parça.
  • Gözyaşı elbisesi (Tears dress): Yırtık yanılsaması veren baskılı kumaş ve gerçek kesiklerle işlenmiş peçe.
  • İskelet elbise (Skeleton dress): Trapunto kapitone ile kaburga ve omurga hissi yaratan siyah krep elbise.
  • Ayakkabı şapka (Shoe hat): Topuğu yukarı bakan, ayakkabı formunda şapka; Gala Dalí ve Daisy Fellowes gibi isimlerle anılır.

Schiaparelli ayrıca görünür fermuarları, abartılı düğmeleri (mumluk, iskambil, sebze formları) ve yenilikçi kumaşları (selofan benzeri Rhodophane, metal iplikli sentetikler) haute couture’a taşıyan öncülerden sayılır. 1931’de Wimbledon’da Lili de Alvarez’in giydiği bölünmüş etek (şortun öncüsü), spor ve kadın giyimi sınırlarını zorlayan bir örnekti.

Shocking Pink ve Parfüm Mirası

1937’de lansmanı yapılan Shocking parfümü, Schiaparelli’nin en kalıcı imzalarından biridir. Şişe formu, Mae West’in terzi mankeninden esinlenen kadın torsosu şeklindeydi; tasarımda Leonor Fini’nin katkısı vardır. Aynı dönemde “shocking pink” (şok pembesi) markanın renk kimliğine yerleşti. Salut, Souci, Sleeping, Snuff ve Zut! gibi diğer kokular da alışılmadık şişe ve ambalajlarla anılır.

Schiaparelli’nin müşterileri arasında Daisy Fellowes ve Mae West gibi dönemin görünür isimleri vardı. Rakibi olarak sıkça anılan Coco Chanel ile birlikte iki savaş arası Avrupa modasının belirleyici figürlerinden kabul edilir; fakat dili Chanel’in sade modernizminden çok daha teatral ve sanatsaldır.

Savaş, Kapanış ve Sonraki Yıllar

1939’da Fransa’nın savaşa girmesiyle koleksiyonlarda siper kahverengisi ve kamuflaj baskıları görüldü. Paris’in düşmesinin ardından Schiaparelli bir süre New York’ta kaldı. Savaş sonrası austerity ve Christian Dior’un “New Look” dönemi, onun 1930’lar diline mesafeli bir piyasa yarattı. Couture üretimini 1951’de durdurdu; borçlu moda evi Aralık 1954’te kapandı — aynı yıl Chanel’in işe dönüşüyle sembolik bir kesişme yaşandı.

1954’te otobiyografisi Shocking Life yayımlandı. Schiaparelli son yıllarını Paris ile Tunus’taki evi arasında geçirdi ve 13 Kasım 1973’te Paris’te, 83 yaşında hayatını kaybetti. Torunları arasında model Marisa Berenson ve fotoğrafçı Berry Berenson yer alır.

Elsa Schiaparelli’nin Mirası

Ticari olarak Chanel kadar uzun süre ayakta kalamasa da Schiaparelli’nin etkisi müzelerde ve çağdaş couture’da canlıdır. Philadelphia Museum of Art’ın “Shocking!” sergisi (2003–2004), Met Costume Institute’ün “Schiaparelli and Prada: Impossible Conversations” (2012) ve markanın Diego Della Valle döneminde yeniden canlandırılması, adını yeni kuşaklara taşıdı. Bugün Place Vendôme’daki Maison Schiaparelli, kurucusunun sürrealist mirasını haute couture takvimine bağlayan bir ev olarak anılır.

Schiaparelli, giysiyi sanat nesnesine yaklaştıran, mizahı ve şoku stil aracına dönüştüren bir tasarımcıydı. Verev kesimin ustası Madeleine Vionnet ya da yapısal silüetin mimarı Cristóbal Balenciaga ile birlikte 20. yüzyıl couture’sinin temel taşlarından biri olarak okunabilir. Daha fazla kaynak için Elsa Schiaparelli Wikipedia sayfasına ve Met Museum denemesine bakabilirsiniz.

Sonuç

Elsa Schiaparelli, moda ile sürrealizmi aynı masaya oturtan nadir isimlerden biridir. Trompe-l’œil kazaklardan ıstakoz elbiseye, ayakkabı şapkadan shocking pink’e uzanan yolu; giyimin yalnızca “ne giyeceğimiz” değil, “ne düşüneceğimiz” sorusu da olabileceğini gösterdi. Tasarımcı portrelerini keşfetmeye devam etmek isterseniz sitemizdeki diğer tasarımcılar yazılarına göz atabilirsiniz.

Kapak fotoğrafı: Joe Mabel, Wikimedia Commons (CC BY-SA 4.0, kullanım koşulları).

Yaz 1939 Elsa Schiaparelli elbisesi
Fotoğraf: Mabalu, Wikimedia Commons (CC BY-SA 4.0, kullanım koşulları).
Elsa Schiaparelli sergisinden elbise detayı
Fotoğraf: Arroser, Wikimedia Commons (CC0, kullanım koşulları).